Text

Yazmadan yaşayabilmenin yolunu bilmiyorum.

Photo
Photo
Photo
Çünkü en güzel onlar susar.

Çünkü en güzel onlar susar.

Quote
"I like beautiful melodies telling me terrible things."

Tom Waits

Text

“Eski”den

 Beslediğimiz nasıl bir umutsuzluktu bilinmez, elimizi attığımız ne varsa eritiyorduk. Dokunduğumuz her şey bir bir kayboluyordu sanki.
Hiç düşünmeden, alelacele yaşıyor; önümüze çıkan ne varsa görmeden kırıp geçiyorduk. Geri dönüp bakmıyorduk çoğu zaman. Arada aklımıza eser de bakarsak izlerini bile fark etmiyorduk.
 İlgimizi çekecek hiç bir şey yok gibiydi. Bir kaosun canlılarıydık, tanımını koymadan savruluyorduk. Dinmesini ister halimiz de yoktu. Çoğu zaman koşuyor, yoruluyor; sonra yeniden koşup yeniden yoruluyorduk. Aradaki zamanlarda hiç dinlenmeden duruyorduk, sadece bir an için.
Kaybedecek vaktimiz yoktu. Bizim için güneş hızlı doğup batıyordu. Seviyorduk bütün o karmaşanın içinde nefes almayı. Hızla akıyordu enerjimiz. Her şeyi karıştırmıştık. Kollarımız bacaklarımız birbirine geçmisti. Sadece koşuyorduk..
Zaman kavramı yok olmuştu.
 Ne zaman uyandık bilemedik bu yüzden. Gözümüzü perdeleyen sis nasıl kalktı anlamadık. Dusunmeden dustugumuz cikmazin kaybolusuna da fazla kafa yoramadik.
Sanki bir anda yerde bulduk kendimizi. Dalından düşüp üzerine basılmış incir taneleri gibi ezilmiştik. Uzun süre kendimize gelemedik.
 Bir yerlere takilmis gibi gecmedi zaman, geçemedi. Kopup ayrıldığımız o kaosu özler olduk. Durduk bekledik, kimi zaman unuttuk sandık. Sonra yeniden hatırladık. İçimizi acıttık.
 Sesler kayboldu sonra, yüzler bulanıklaştı. Bildiğimiz ne varsa bir bir eskimeye başladı. Yeni yüzler, sesler aramaya başladık. Ya da o yenilerde kendimizi aramaya..
Geri alamayacağımızı bilerek aradık kaybettiklerimizi. Bize ait olan bir an bile yoktu.
Farklı mekanlar, farklı yüzler, farklı hayatlar hiç etkili olamadı. Ne varsa karşımıza çıkan, kendimizi aradık durduk onlarda. Çoğu zaman kabul edemediysek de, zaaflarımızla eksiklerimizle özledik benliklerimizi. Dönüp dolaşıp aynı yerde kilitlendik.
Sonra yeniden koştuk kendimizi bulalım diye, koca duvarlara çarptık bir anda. Geride bıraktığımız her şey duruyordu aslında, arada o kocaman duvarlarıyla. Nasıl yitirmişsek kendimizi, kendimize ulaşmak için duvarları yıkmak zorundaydık.
Böyleydi döngümüz, birleşip koşuyorduk önce, sağa sola savruluyorduk beraber. Neden sonra kopup düşünce bir yerlere, bu defa o savrulmayı özüyorduk. Sonrası duvarlar duvarlar..
 Şimdi olmayan gücümle, o duvarlar karşımda yine. Geri dönsem amansız bir rüzgar, öteye gitsem duvarlar ellerimi parçalar.

                                                                 15/08/2008  02:15

Quote
"In our endeavors to recall to memory something long forgotten, we often find ourselves upon the very verge of remembrance, without being able, in the end, to remember."

Edgar Allan Poe

Ligeia

Audio
Photo
Photo
Sunday was a bright day yesterday

Sunday was a bright day yesterday